var galleryTemplate = 3;
Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sidretü’l-müntehâ ne anlama gelmektedir ?

Kurân-ı Kerim’de ve hadislerde sidretü’l-müntehâ kavramı geçer mi? Kurân-ı Kerim’de ve hadislerde sidretü’l-müntehâ ne anlama gelmektedir bu yazımızda sizlerle paylaştık.

Kurân-ı Kerim'de ve hadislerde

Kurân-ı Kerim’de ve hadislerde sidretü’l-müntehâ kavramı geçer mi? Kurân-ı Kerim’de ve hadislerde sidretü’l-müntehâ ne anlama gelmektedir bu yazımızda sizlerle paylaştık.

Dini sözlüklerde“Arabistan kirazı denilen hoş gölgeli nebk ağacı” anlamındaki sidre ile (Kāmus Tercümesi, II, 385) müntehâ kelimesinden oluşan sidretü’l-müntehâ terkibi “son noktada bulunan sidre” demektir.

İlgili İçerik: Evlere Bereket Ve Neşe Getirecek En Etkili Dini Sözler

Sidre kelimesinin kökünde (seder/sedâre) “hayret anlamı” da bulunduğundan bu terkibe “en büyük hayret” anlamı verenler de olmuştur.

Sözlük terimi olarak “Hz. Peygamber’in Mi‘rac gecesi yanında ilâhî sırlara mazhar olduğu ağaç veya makam” diye açıklanır.

Kurân-ı Kerim’de ve hadislerde sidretü’l-müntehâ kavramı geçer mi?

Kur’an’da bir yerde sidretü’l-müntehâ (en-Necm 53/14), bir yerde yalnız sidre (en-Necm 53/16) şeklinde geçer. Sidr iki âyette de (Sebe’ 34/16; el-Vâkıa 56/28) “ağaç” mânasına gelmektedir. Çeşitli hadis rivayetlerinde yapraklarının yıkanmada kullanılması sebebiyle sidr, ayrıca âyetteki konumu itibariyle sidretü’l-müntehâ yer alır (Wensinck, el-Muʿcem, “sdr” md.).

Elmalılı Hamdi Yazır ise sidre-i müntehâ hakkında şunları söylemiştir: “Arşın sağından yedinci veya altıncı semada bir nebk ağacıdır ki, muttakilere mev’ud olan cennetteki nehirler onun altından kaynar… Ya da sidre-i müntehâ cennetin uçlarındandır. Üzerinde sündüs ve istebrekin etekleri vardır.”
İbn Abbas’ın anlattığına göre sidre-i müntehâ arşın tahtında bir sidredir ki melek, nebi veya insanlardan âlim olanların ilmi nihayet ona
müntehi olur. Ondan ötesi gaybtır. Allah’tan başkası bilmez.

Bu açıklamaların ortak noktası sidretü’l-müntehânın bir sınırı ifade etmesidir. Burası, Mi‘rac gecesi Hz. Peygamber (sas)’in mazhariyeti dışında büyük meleklerin ve peygamberlerin ötesine geçemediği, yaratılmışların ilminin ulaşabileceği son nokta olarak kabul edilir. Yaygın kanaate göre Hz. Peygamberimiz (sas) Mi‘rac gecesi Cebrâil ile sidretü’l-müntehâya kadar gitmiş ve Cebrâil’in daha ileriye gitmesine izin verilmediği için kābe kavseyne olan yolculuğuna refrefle devam etmiştir (Âlûsî, XV, 14). Bu sebeple sidretü’l-müntehâ Cebrâil’in makamı sayılmıştır

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Duyduğunuzda tüylerinizi ürpertecek dini sözleri
Sıradaki Haber Evlere Bereket Ve Neşe Getirecek En Etkili Dini Sözler